Zİyaretçİ Bİlgİsİ

02564574
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
397
1683
6540
22264

Şehir ve âlim arasında karşılıklı ve güçlü bir bağın varlığı hakikattir. Şehir ile âlim birlikte varlık kazanmaktadır. Bazen şehirler âlimlere, bazen de âlimler şehirlere isnat edilir. Mesela Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, Sadreddin Konevî, İmam Buhârî, Abdülkâhir Bağdâdî gibi. Âlimler, şehrin sosyal ve ahlaki değerlerinin korunmasında, anlaşmazlıkların giderilmesinde, bir başka deyişle şehrin sosyal bütünlüğünün sağlanmasında önemli paya sahiptirler. Ulema yeni neslin dinî ve ahlâkî değerlere göre yetiştirilmesi sürecinde hem aktif olarak görev almakta, hem de rol model teşkil etmektedir.

Şehir halkının adeta şekillenmesinde, yoğrulmasında ve gelişen sosyal değişmelere karşı çözümler üretilmesinde etkin olmaktadırlar. Tasvir etmek gerekirse âlimler, şehir ve halkı için karanlıkta yolları ve sokakları aydınlatan parlak lambalar gibidirler. Şehirler, toplum ve millet nezdindeki yerlerini, değerlerini, şeref ve itibarlarını yetiştirdikleri âlimlerle kazanmaktadırlar. Şehre ve şehir halkına ışık tutan âlimler de bilgiye, bilgeliğe ve erdeme kucak açan, onların yeşerip gelişmesine imkânlar sunan verimli şehirlerde yetişmektedirler. Âlim şehrin hissedilen ruhu, söyleyen dili, insanlara açılan gönlü olurken; şehir de âlime beşiklik etmektedir. Bağ, köklüdür. Arada ana kucağı/beşiği olmadan sağlıklı bebeğin yetişemeyeceği gibi, ruhunu kaybeden “kent”lerin de şehir olamayacağı kadar birbirinin olmazsa olmazı olan bir ilişki bulunmaktadır.

Ulema, kültürel değerlerin teneffüs edilmesine, ilim meclislerinin kurulmasına, sanat alanında gelişmelere özgürlük alanı tanıyan şehirlerde neşvünema bulmaktadır. Ayrıca ulemanın ilmi ve fikri inkişaflarında coğrafyanın yeri unutulmamalıdır. İbn Haldun’un büyük medeniyetler, verimli toprakların, suların ve uygun iklimlerin etrafında ortaya çıkıp geliştiğine dikkat çekmesi bu görüşü doğrulamaktadır.

Bu sebeple, 11-12 Kasım 2016 tarihlerinde Konya’da gerçekleştireceğimiz, “Şehir ve Âlimleri” adını taşıyan ulusal sempozyumda, Yakın dönem Konya âlimlerinden bir kısmını bütün yönleriyle ele alacağız. Böyle bir konuyu incelemekten amacımız, hem yöresel hem de evrensel ölçekte ilmi, sosyal, kültürel hayatımıza katkılarda bulunan âlimlerimizi tanıtmaktır. Çünkü Konya dün olduğu gibi bugün de âlim yetiştirebilecek bir atmosfere sahiptir.

Değerli araştırmacılardan isteğimiz, yukarıda işaret edilen hususlara ilave olarak tebliğlerini hazırlarken âlimlerin yetiştiği sosyo-kültürel ortamı, ilmi kişiliği ve yaşadığı dönem üzerindeki etkilerini analiz etmelerini talep etmekteyiz.

ÖNEMLİ TARİHLER

Bildiri Özetleri Gönderimi İçin Son Tarih: 15 Ağustos 2016
Kabul Edilen Bildirilerin İlan Edilmesi: 01 Eylül 2016
Tam Metin Gönderilmesi Son Tarihi: 01 Ekim 2016
Sempozyum Programının Duyurulması: 28 Ekim 2016
Sempozyum Tarihi : 11-12 Kasım 2016


İLETİŞİM

Telefon:
NEÜ İlahiyat Fakültesi: 0332 323 8250
Yrd. Doç. Dr. Ali DADAN: 0505 365 2552
Yrd. Doç. Dr. Ömer Faruk ERDEM: 0505 228 0567
Arş. Gör.  Ahmet Mekin KANDEMİR: 0505 268 6121
Arş. Gör.  Fatma Şeyma BOYDAK: 0506 233 7570

e-posta:
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yenİ Çıkanlar

Bİr Söz

"Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır." (BACON)

Bİr Hadîs

“Ya âlim, ya ilim öğrenen, ya da ilim dinleyen ol. Dördüncüsü olma, helak olursun!” (Dârimî, İlim 254)

Bİr Ayet

 “Şüphesiz o zikri (Kur'an-ı Kerîm) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.” (HİCR-9)