Zİyaretçİ Bİlgİsİ

02713851
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
119
815
1905
24089

İslam Tarihi Makaleleri

  • Düşünce, zihinsel gizli bir faaliyettir. Düşünce, hareketle, eylemle, ifadeyle açığa çıkar. İzhar edilmemiş düşünce, kanun kaygısının dışında kalır. Bu sebeple -tebliğimizde- "düşünce hürriyeti" yerine "ifade hürriyeti" terkibini kullanmayı tercih ettik.
  • İslam düşüncesinde hürriyet, başkasına zarar vermemek koşuluyla ferdin istediğini yapması değil, bireyin ne kendisine ne de başkasına zarar vermemesı, "en güzel biçimde yaratılmış olan" insaniyetini gerçekleştirmesi ve geliştirmesidir.
  • İfade hürriyeti, hakikatin keşfi ile insan haysiyet ve şerefinin yüceltilmesi gibi iki yüce gayeye hizmet eder. İfade hürriyeti, ferdin kendisini geliştirmesinin de şartıdır. İfade hürriyetini engellemek, insanın vakar ve şerefini, gelişme kabiliyetini tehlikeye atar.
  • ifade hürriyeti, insan haysiyet ve şerefini de tamamlar. Zira karakter ve şahsiyerin özü, kişinin görüş ve muhakemesinde tezahür etmektedir. Eğer fertler, kendilerini ilgilendiren meselelerde görüşlerini bildirme ve hislerini dile getirme hakkından mahrum bırakılırlarsa, haysiyetli ve şerefli olduklanndan pek söz edilemez.
  • İslam'ın ifade hürriyeti konusundaki delilleri çok sayıda başlık altında bulunmaktadır: 1. Hisbe: Müslümanlar içinde, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir içtimai kontrol müessesesının (hisbe) bulunmasının farz-ı kifaiye olduğu belirtilmiştir. Hz. Peygamber (sav), müminlere hisbeyi güçleri yettiğince ve şartlar müsaade ettiği ölçüde yerine getirmeyi emretmiştir. Bundan dolayı, hisbe, aşağıdaki hadis-i şeriften öğrendiğimize göre en azından üç biçimde uygulanabilir: "Sizden her kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin. Eğer eliyle gücü yetmezse diliyle, ona da gücü yetmeyen kalbiyle. Ve işte bu, imanın en zayıf biçimidir."
  • 2. Nasihat: Nasihatin sözlük anlamı "samimi öğüt, arkadaşça uyarı ve dostça hatırlatmadır". Hz. Peygamber (sav): "Kimse kendini hakirleştirmesin" mealindeki ifadelerle başlayan sözlerle müminlere nasihati terk etmemelerini buyurmuştur.
  • 3. Şura: İslam'daki yönetimin özunu teşkil eden prensiplerinden biridir. Hz. Peygamber (sav), çeşitli vesilelerle, hem özel hem de genel işlerde, sahabelerinin görüşüne müracaat etmiş ve bazen bu şuraların neticelerini kendi görüşünden üstün tutmuştur.
  • 4. İçtihad: İçtihat, Kur'an'daki çok sayıda ayetin zımni bir şekilde, sünnetin ise Muaz b. Cebel rivayetinde olduğu gibi sarih bir biçimde yetki vermesi ile sabittir.
  • 5. Eleştiri Hürriyeti: Eleştiri hakkı Hz. Peygamber (sav)ın sünneti, sahabelerin ve Raşid Halifeler'in açık uygulamalan ile sabittir. Mesela, Mekkeli müşriklerle hicretin 6. yılında Hudeybiye Antiaşması'nın imzalanması sırasında Hz. Ömer, antlaşmanın Müslümanlar için kabul edilemez olduğunu düşündüğü bazı maddelerini eleştirmiştir.
  • Hiçbir toplumda sınırsız ifade hürriyetine izin verilmez. Zira belli bir dereceye kadar sınırlama hayatın gerçekleri ile iç içedir. Bu sebepledir ki İslam'da ifade hürriyetine hem ahlaki hem hukuki bazı sınırlamalar getirilmiştir.
  • Netice itibariyle, hem Kur'an-ı Kerim'den hem Hz. Peygamber (sav)in sünnetinde hem de sahabe uygulamasında ifade hürriyetini destekleyici bir çok delil bulmak mümkündür.

Şulul, Kasım, Hz. Peygamber’in Bazı Uygulamaları ve Hadîsleri Çerçevesinde İfade Hürriyeti, Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2007, cilt: XII, sayı: 17, s. 65-77p

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yenİ Çıkanlar

Bİr Söz

"Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır." (BACON)

Bİr Hadîs

“Ya âlim, ya ilim öğrenen, ya da ilim dinleyen ol. Dördüncüsü olma, helak olursun!” (Dârimî, İlim 254)

Bİr Ayet

 “Şüphesiz o zikri (Kur'an-ı Kerîm) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.” (HİCR-9)