Zİyaretçİ Bİlgİsİ

02603504
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
478
1214
2653
22939

İslam Tarihi Makaleleri

  • Bugüne kadar hepimiz Müslüman-Haçlı münasebetlerini ideolojik açıdan yorumlamaya şartlandırılmışız. Daha fazla bilgiye sahip olduğumuz konularda bile gerçekten yapılanları ideolojilerin kuralcı kriterleriyle ölçmekten kendimizi alamıyoruz. Böylece biz ve öteki arasındaki kaçınılmaz farklarla biraz kontrolden çıkıyoruz.
  • Bu makalenin dengesi içinde yapmaya çalıştığımız şey, 1193 ve 1291 yılları arasında Haçlı devletlerine karşı sürdürülen Müslüman politikalarını kararsız ve değişken yapan öncelikleri araştırmaktır.
  • Politika yalnızca politik kurumlar içinde oluşturulabilir ve yine onlar yoluyla uygulanabilir. Böylece bu dönem boyunca Mısır ve Suriye'nin çok farklı iki idari yapıda (az veya çok) idare edildiğine dikkat ederek başlamalıyız: Biri, 1170 ve 1180'Ierde Salahaddin ve onun akrabaları tarafından kurulan Eyyubi Birleşik Devletleri, diğeri 1250'de Mısır'ın son Eyyubi hükümdarını suikastla öldüren saray muhafızları tarafından kurulan MemiQk Sultanlığı. Bu iki yapı, resmi ideolojileri, mali yönetimleri, tamamı olmasa da temel askeri kurumlarının birçoğu itibariyle ortak özelliklere sahipti.
  • Aslında rejim içindeki değişiklikten ayrı olarak Eyyubiler ve erken dönem Memlukleri kendilerini çok farklı uluslar arası bir muhit içerisinde faaliyette buldular. Eyyubiler mevcudiyetlerinin önemli bir kısmında Güney batı Asya'daki komşularından ciddi tehditle karşılaşmadılar, Haçlılar, görünüşte· tek tehlikeli harici sorun idi. Memlukler doğu ve kuzey sınırlarında bulunan, çok güçlü ve aşırı düşmanca bir tavır içinde olan, Moğollarla mücadele etmek zorundaydı.
  • Eyyubi politik sisteminin Müslüman-Haçlı ilişkilerine etkileri nelerdir? Bana göre düşünülmesi gereken iki ana nokta vardır. Birincisi Eyyubi birliği içerisindeki her yönetim birimi kendi menfaatlerini koruma ve kendi sınırları üzerinde Haçlılarla anlaşma yapma hakkına sahiptir.
  • İkinci olarak Haçlılar, 1244 yılındaki el-Harbiye savaşına kadar hala hatırı sayılır bir askeri güç oldukları için (gerçi bir an isteksiz olsalar da) onlar kaçınılmaz olarak EyyObl melikleriniri öldürücü kavgalarının içine sürüklendiler.
  • Yığılmış önemli sorunlar ve dahili anlamda görülmemiş birleşme eğilimleri bir anda Eyyubfleri Haçlılara karşı birlikte hareket etmeye yöneltti. En şiddetli tecrübe Dimyat kuşatmasının kritik bir anında el-Adil'in 1218 yazında ölmesi ile meydana geldi.
  • Eyyubi hanedanının siyasal yapısı, Salahaddin'in cihadı ile meşruiyet kazanan devletin içerisinde çok anormal gözüken kendini tutma ve anlaşma hevesini yeteri kadar açıklar. Fakat her şeyi izah edemez.
  • Kısaca Eyyubiler, muhtemelen kötü bir şekilde hırpalanmış olmakla birlikte, hemen arkalarından gelme durumunda bulunan, Haçlılardan korkuyorlardı. Bu sebeple tehditkar durumdan sakınmak için çoğunlukla farklı mesafelere gittiler ve bu zamanda muhtemel ölümcül bir seferi bertaraf etmek için cömert tavizler verdiler.
  • Sonunda Memluk Sultanlığına dönüyoruz. Memiluk darbesi, IX. Lui'nin Mısır seferi esnasında belli düzeylerde onun bir sonucu olarak meydana geldi.
  • Memiluk Sultanlığı prensipte ve dikkate değer bir gerçeklikte yüksek bir merkezi otorite içerisinde idi. Eyyubi meliklerinin sınırları belli görünümlerinin aksine Memluk yönetimi Haçlı devletlerine karşı birleşik bir politikayı şekillendirebilmişlerdir.
  • Sonuca geldik. Eyyubiler o zaman ki ve daha sonra ki eleştirmenlerin iddia ettikleri gibi, gönülsüz savaşçılardı, fakat onların böyle olmaları gerektiğini gösteren sebepler olduğunu ortaya koymalıyım. Ve benzer şekilde ilk dönem Memlukleri yoğun bir şekilde ilk fırsatta Haçlı devletlerinin elinden Suriye'yi kurtarma amacı üzerine odaklandılar. Bu politika bir yönüyle ideolojiden kaynaklanmasına rağmen akıldışı bağnazlıkla ifade edilemezdi. Aksine Memluklerin miras aldıkları dünyanın jeopolitik gerçekleri böyle bir politikayı zorunlu kılıyordu; en azından yüzleşrnek zorunda oldukları gerçeklerin ciddi ve gerçekçi değerlendirmesini yansıtıyordu. Hatırlarsak, Eyyubiler ve Memlukler birbirleri ile cihad üzerinde örtüşüyorlardı; onlar mükemmel bir titizlik ve şüphesiz mükemmel bir samimiyetle, birbirine zıt uygulamaları yaptılar.

 

Humpreys, R. Stephen, XIII. Yüzyılda Eyyûbîler, Memlûkler ve Latin Doğu, çeviren: Mustafa Kılıç, Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2007, cilt: XI, sayı: 1, s. 359-378.

Yorumlar   

0 #1 Ali 04-12-2018 00:31
son deece bilgi verici bir malale....
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yenİ Çıkanlar

Bİr Söz

"Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır." (BACON)

Bİr Hadîs

“Ya âlim, ya ilim öğrenen, ya da ilim dinleyen ol. Dördüncüsü olma, helak olursun!” (Dârimî, İlim 254)

Bİr Ayet

 “Şüphesiz o zikri (Kur'an-ı Kerîm) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.” (HİCR-9)