Zİyaretçİ Bİlgİsİ

02564507
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
330
1683
6473
22197

İslam Tarihi Tezleri

ÜNİVERSİTE: ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İSLAM TARİHİ VE SANATLARI (İSLAM TARİHİ) ANA BİLİM DALI
TEZ ADI: İLK SİYER KAYNAKLARI VE MÜELLİFLERİ
YAZAR: Şaban ÖZ
TEZ DANIŞMANI: Prof. Dr. Mehmet ÖZDEMİR
YER-TARİH: ANKARA-2006

Şaban Öz'e ait olan bu doktora çalışması şu bölümlerden oluşmaktadır:

ÖNSÖZ
GİRİŞ
I. BÖLÜM: SİYER VE KAYNAKLARI
II. BÖLÜM: BASLANGIÇ, RİSALELER VE CEM DÖNEMİ
III. BÖLÜM: TASNİF-TELİF DÖNEMİ
IV. BÖLÜM: NAKİL DÖNEMİ
SONUÇ
EKLER
BİBLİYOGRAFYA

ÖNSÖZ

Hz. Muhammed’in hayatıyla ilgili yazılmıs olan bütün kitaplar, kronolojik olarak hicrî ilk üç asırda telif edilmis eserlere dayanmaktadır. İlk kaynaklar olarak isimlendirilen bu eserlerin bir arada ve kapsamlı bir sekilde incelenmesi yapılarak, tarih ilmi açısından değerleri yeterince ortaya konulabilmis değildir. Yapılan çalısmalar, genellikle tek bir esere veya müellife ait özel alan incelemeleri ile sınırlı kalmıstır. Bu konuda ilk ciddi eser, el-Meğâzi’l-Ûlâ ve Müellifûhâ ismiyle Arapça’ya, İslâmî Tarihçiliğin Doğusu ismiyle de Türkçe’ye çevrilmis olan Josef Horovitz’in Early Biographies of the Prophet and Their Authors adlı çalısmasıdır. Sonraki yıllarda yapılan çalısmalar, neredeyse Horovitz’in tespitlerinin tekrarından öteye geçememislerdir. Oysa yeni bir takım değerlendirme ve tenkitler, gün yüzüne çıkarılan eserler ve bireysel arastırmalar, Horovitz’in eserinin eksikliklerini ortaya çıkarmıstır. Ülkemizde, İslâm tarihçiliği alanında ilgi daha çok kurumlar ve biyografik incelemeler üzerinde yoğunlastığı için, usûl alanındaki çalısmalar, birkaç çeviriden veya yüzeysel tanıtımlardan ibaret kalmıstır. Bunlar da, keyfiyet açısından olduğu kadar, kemiyet açısından da sınırlı kalmıs, bir elin parmakları adedine ulasamamıstır. Neticede asırlardır yazılan siyer ve İslâm tarihi kitaplarının kaynakları olan bu eserlerin, gerek metodoloji açısından incelenmeleri, gerekse de tarihte hayati önemi haiz olan içeriklerinin olabilirlilik ve geçerliliklerinin sorgulanmasına olan ihtiyaç, dün olduğu gibi bu gün de mevcuttur.

İlk dönem siyer kaynaklarından bir çoğunun nakilleri, muahhar eserlerin münderecâtına dahil olmakla beraber, bir araya getirilmemis dağınık rivâyetler seklindedir. Dağınık durumdaki bu malzemenin bir araya toplanmak suretiyle, kayıp siyer külliyâtının yeniden insası, İslâm tarihçiliğine önemli katkılar sağlayacaktır. Son yıllarda, bu amaca matuf olarak, bir takım denemeler yapılmıs olmasına karsın, bu çalısmalar beklenen faydayı teminden oldukça uzaktır. Zira bu türden çalısmalarda dikkati çeken en büyük yöntem hatası, siyer yazıcılığının bir birinden bağımsız dönemler halinde değerlendirilmis olması, Urve’nin rivâyetlerinin tespiti yapılmaksızın Musâ b. Ukbe’nin eserinin yeniden insâsına çalısılmasıdır. Genel olarak yapılan bir diğer yanlıs ise, ilk dönem kaynaklarının, konulu risâleler seklinde olmasına karsın, arastırmacıların, Hz. Peygamber’in bütün hayatını kapsayacak sekilde külli eserler elde etme uğrasısı içerisine girmis olmalarıdır.

Bütün bunların paralelinde, İslâm siyer yazıcılığının tekâmül seyrini göstermesi ve siyer kaynaklarının sağlıklı sekilde kullanılabilmesi için, ilk dönem siyer kaynaklarının bir bütün halinde ayrıntılı olarak incelenmesi, en azından ülkemiz özelinde bir ihtiyaç olduğu asikardır. Çalısmamızdan beklentimiz, bu ihtiyacın bir nebze olsun giderilmis olmasıdır.Ayrıca çalısmamızın, siyer yazıcılığında kaynak kullanımı konusundaki bosluğu kısmî de olsa dolduracağı ümidinin yanı sıra, yanlıs Peygamber tasavvurlarının tashihi konusunda da, katkı sağlayacağını umuyoruz. Günümüzde, Kur’an bağlamından oldukça uzak, beser üstü bir Peygamber tasavvurunun olusumunda, kaynaklarımızın etkisini göz ardı etmek mümkün değildir. Kaynaklarımızda yer alan ve gayr-i İslâmî unsurlar olarak nitelendirebileceğimiz ehl-i kitab veya İslâm öncesi ve sonrası yerel kültürel unsurların tespiti, Hz. Muhammed’in, mevcut tarihsel kimliği ile tanınmasına ve tanıtılmasına yardımcı olacaktır.

VIII. Yüzyıl kültür hayatı ile ilgili olarak, H. Touati’nin, “Kitaba karsı müderrisi seçen İslâm kültürü, insanın kendiliğinden yetke alarak bilginlik asamasına ulasamayacağı kuralını yerlestirdi” seklindeki tespitini, bütün Đslâm kültür tarihini kapsayacak biçimde genisletmek mümkündür. Bu yüzdendir, lisans yıllarımdan itibaren destek ve tesviklerini devamlı surette gördüğüm, sükran borcumun ömür boyu devam edeceği saygıdeğer hocam Prof. Dr. Mehmet Özdemir’in ve bu arada tez izleme komitesindeki hocalarımın önemli katkıları olduğu muhakkaktır. Bu vesileyle kendilerine olan sükran ve minnet duygularımı ifade etmek, benim için zevkle yerine getirilmesi gereken bir görevdir.

Saban ÖZ
Sivas-2006

GİRİŞ

Arastırmamızın konusu genel anlamda, siyer yazıcılığının baslangıcı, siyer yazıcılığını etkileyen unsurlar, ilk siyer râvi ve müelliflerinin hayatları, eserleri, eserlerinde kullandıkları
kaynakları, metotları, siyasî veya mezhebî eğilimleri, tarihî süreçte siyer yazıcılığına etkileri, gibi hususlardır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yenİ Çıkanlar

Bİr Söz

"Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır." (BACON)

Bİr Hadîs

“Ya âlim, ya ilim öğrenen, ya da ilim dinleyen ol. Dördüncüsü olma, helak olursun!” (Dârimî, İlim 254)

Bİr Ayet

 “Şüphesiz o zikri (Kur'an-ı Kerîm) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.” (HİCR-9)